Etkili Zaman Yönetimi ve Güçlü Öğrenme: Pomodoro Tekniği

Çoğu zaman yeni şeyler öğrenmek için zaman yetersizliği ve yaşadığımız öğrenme zorluklarını göz önüne alarak bahanelerin arkasına sığınırız. Ardı arkası kesilmeyen mazeretler adeta kendi konfor alanımız için koruyucu bir kalkan görevi üstlenir. Geçmiş deneyimlerimiz ve yakın çevremizde gördüklerimizi taklit etmek ve devamında alışkanlık haline getirmek kendimizi güvende hissettiğimiz konfor alanını oluşturan temel bileşenler olarak göze çarpar. Konfor alanı ilk başta rahatlatıcı bir psikolojik etken gibi görülse de uzun vadede, yeni şeyler öğrenmenize engel olan ve belki de kendinizi keşfetmenize olanak sağlayacak fırsatları reddetmenizle tekrar tekrar sonuçlanan bir durumdur.

Yeni şeyler öğrenmek ve çevrenizde fark yaratmak için bir önce kendi konfor alanınızın dışına çıkmalı ve cesur kararlar vererek sabırla yol almalısınız. Psikolojik etkenlerden arındırılmış bir öğrenme genel anlamda sizi zihinsel ve hatta fiziksel anlamda zorlayan bir süreçtir. Bu süreci en etkili ve rahat şekilde atlatmanızı sağlayan çeşitli görüş ve teknikler bulunmaktadır. Son dönemde benim de sık sık başvurduğum ve faydasını gördüğüm ‘Pomodoro Zaman Yönetimi’ tekniğinden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle benim gibi olayları tarihsel bir gerçeklik zemininde incelemekten hoşlananlar için kısaca Pomodoro’dan bahsetmek istiyorum. Tekniğin yaratıcısı Francesco Cirillo, Roma’daki Luiss Guido Carli Üniversitesi’nden ekonomi alanında lisans eğitimi almış bir isim. Anadil seviyesinde İtalyanca ve İngilizce, ileri seviyede de Fransızca bilen Cirillo, son dönemde yaşamaya başladığı Berlin’den ötürü Almanca öğrenmeye başlamıştır.. Tekniğin temellerini attığı 1980’li yılların sonunda lisede öğrenim görmekte olan F. Cirillo, bu dönemde yaşadığı zaman yönetimi ve öğrenme güçlüğünden ilham aldığını belirtmiştir. Berlin merkezli kendi kurduğu Cirillo Consulting adlı şirkette çalışmalarını sürdüren Francesco Cirillo, iş dünyasından önemli şirket ve yöneticilerine mentorluk ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. Pomodoro sözcüğü, İtalyanca’da domates anlamına gelen ‘tomato’ sözcüğünden hareketle oluşturulmuş. Pomodoro tekniğiyle özdeşleşen zaman sayaçlarının domates şeklinde olması da isminin nereden esinlendiğini açıklıyor. Lafı daha fazla uzatmadan Pomodoro Metodu’ndan bahsedelim.

Pomodoro tekniğine geçmeden ihtiyacınız olan araç gereçlerle ilgili olarak sizi temin ederim ki rahatlıkla erişebileceğiniz cinsten materyaller: kalem, manuel bir zamanlayıcı (mekanik- hani şu mutfaklarda kullanılan) ve bir miktar kağıt.

Pomodoro tekniği 5 temel aşama ve 6 farklı adımdan meydana geliyor.

Tekniğin orijinal terimlerini aslına uygun olarak paylaşmak gerekirse şu şekilde: planning (planlama), tracking (izleme), recording (kaydetme), processing (değerlendirme) ve visualizing (görselleştirme).

1- İlk olarak yapmanız gereken işi belirleyin.

2- Alarmınızı 25 dakika sonra çalacak şekilde ayarlayın.

3- 25 dakika boyunca sadece ve sadece önünüzdeki işinizle ilgilenin.

4- 25 dakika sona erdiğinde, 5 dakikalık bir mola verin

5- Aynı süreci tekrar tekrar 4 kez yapın ve 15-30 dakika boyunca uzun bir mola verin.

6- 4 Pomodoro (25 dk.) sonrasında kendinizi değerlendirin ve yapacağınız her işi tekrardan gözden geçirin.

Oldukça basit gibi gözüken Pomodoro tekniği bir çok bilgisayar programı ve uygulama için esin kaynağı olmuş ve tekniği deneyen insanların çok önemli bir kısmı memnuniyetini dile getirmiş. Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle…

Daha fazla bilgi için