ERASMUS GÜNLÜKLERİ(Koronavirüs Sayfası)

Herkese Merhaba,

Hepinizin bildiği üzere gündemimiz artık koronavirüs olmuş durumda. Bir diğer adıyla COVİD-19. İlk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde 2019 yılının son ayında ortaya çıkmış olan bu virüs; ateş, öksürük, nefes darlığı gibi semptomlara sebebiyet vermekte. Yayılma hızı ise olağanüstü seviyede. Hatta o kadar ki Dünya Sağlık Örgütü virüsü yakın bir zamanda pandemi (bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalık)  ilan etti.

Bu süreçte virüsün pandemi haline gelmesine kadar yaşanılanı bir Erasmus öğrencisinin bakış açısından yazmaya çalışacağım. Buraya geldiğim ilk günlerde yaptıklarımı ve şuan da neler yaptığımı okuyunca virüsün etkilerini net görebileceğinize eminim.

Haydi başlayalım.

Ventspils
Ventspils

Necmettin Erbakan Üniversitesinde Endüstri Mühendisliği bölümünde okuyorum. Bu yıl Erasmus öğrenim hareketliliği kapsamında Letonya’da okumaya hak kazandım. Letonya’nın Ventspils şehrinde 10 Şubat’ta eğitim görmeye başladım. Burası 43.806 nüfuslu küçük bir yer. Venta Nehri ve Baltık Denizi kıyısına kurulmuş, önemli bir liman şehri.

.

.

.

.

Ventspils’in geldiğim ilk günden beri hayranlıkla izlediğim bir denizi var. Bazen günbatımını izlemek için sahile gidiyorum. Saatlerce orada kalabileceğiniz bir havası var.

.

.

.

Buranın ormanını da unutmamak lazım. Sıkılmadan uzun yürüyüşler yapabileceğim muazzam bir ormana sahipler.

.

.

.

.

.

.

Tüm bu güzelliklerin yanı sıra Letonya’nın başkenti olan Riga’da vakit geçirmek de çok keyifli. Oraya gitmem üç saatimi alsada bir günlük yaptığım kaçamak asla unutamayacağım anılara sahip olmamı sağladı. Riga da “Old Town” diye adlandırdıkları bir yer var. Burası Riga’nın en eski bölgesi ve şehrinde merkezi. Turistlerin en çok gezdiği alanda burasıymış zaten. Yürüdüğünüz yol boyunca sağınızın solunuzun tamamen tarih kokacağı muhteşem bir yer.

.

1 aydan fazla süre boyunca vaktimi burayı keşfetmek için kullandım. Ve her anına değdi. Ancak ülke sınırları dışında çıkmak için plan yapmaya başladığımda her şey alt üst olmaya başladı. Şimdi ise turistik bir yazıdan tüm ülkelerin sınırlarını kapatmaya başladıkları zamana geçiş yapalım.

Letonya’da güncel vaka sayısı 200’ü geçti. Sayı çok hızlı artıyor. Hatta bu yazıyı yazarken güncel vaka sayısını ilk önce 89 olarak yazdığımı daha sonrasında 139 olarak güncellediğimi söyleyebilirim. Kişisel fikrim bunun sebebinin yurt dışından ülkelerine dönmüş olan vatandaşlardan kaynaklandığı yönünde. Virüsün ne kadar hızlı yayıldığı da göz önünde bulundurulursa bunu öğrenmek hiç kolay değil.

Virüs yayılmaya başladığında, ilk etapta çoğu ülke hiçbir önlem almamış ve normal hayatlarına devam etmişti. Ben de çok değil, 2 hafta kadar önce bir rota çizmiştim. Her Erasmus öğrencisinin hayalidir gezebildiği kadar ülke gezmek. Benim de öyleydi. Rotam Polonya-Çek Cumhuriyeti-Avusturya–Almanya-Fransa-İtalya ‘dan oluşuyordu. Listeden ilk önce İtalya çıktı. Artan vakalar yüzünden o ülkeye gitmemiz kesinlikle önerilmiyordu. Daha sonra Almanya ve Fransa da bu sırayı takip etti. O ülkelerdeki virüsün yayılma hızı hepimizi korkutuyordu. Yine de rotama devam etme konusunda ısrarcıydım. Hemen yeni bir rota oluşturdum. Polonya-Çek Cumhuriyeti-Avusturalya-Macaristan. Ancak maalesef ki kötü haberler birbirini izledi ve sonucunda bu ülkeleri gezmeyi planlarken yurdu gezmeyi planladığım yeni bir sürece girdim.

Bu arada yurdu gezmek derken ciddiydim. Kaldığım yer üç bloktan oluşuyor. Yurdumda, üniversitemde, vakit geçireceğim alanda bu binanın içerisinde yer alıyor. Buralı olan çoğu arkadaşımız evlerine döndüğü için bu kocaman binada 14 Türk ve birkaç yabancı arkadaş kalıyoruz .

Ventspils Üniversitesi

.

Üniversitemiz online eğitime  geçeli 1 hafta oldu.  O yüzden dersliklerin yer aldığı kısımlar haricinde vakit geçirebileceğimiz iki alan var. İlki “student lounge” diye adlandırdığımız oyun alanımız. Masa tenisi, bilardo, tabu, uno gibi çeşitli oyunlar oynayabiliyoruz bu alanda. Ya da içeceğimizi alıp sohbet ediyoruz sadece. Tabi bunlar belirli bir süre içerisinde oluyor. Çünkü gece 11’de alan kapatılıyor.  Bu da bizi vakit geçirebileceğimiz ikinci alan olan televizyon alanına yönlendiriyor.

Bu alanda büyükçe bir televizyon ve birkaç tane puftan oluşuyordu ancak üniversitenin aldığı yeni bir kararla pufları kaldırdılar. Virüsün yayılmasını önlemek amacıyla yaptıklarını söylediler. Yine de biz Netflix uygulamasından her gün yeni bir film izlemeye ve rahatsız da olsa yere oturmaya devam ediyoruz.

Herkesin karantina durumdan yorulduğunu söyleyebilirim. Letonya’nın 17 Mart itibariyle sınırlarını kapamasıyla ise kimse bir yere gidemiyor artık. Sınırları kapamadan önce de gidilmesi önerilmiyordu tabi ki. Karantina durumu hiçbir yerde kolay geçmiyor. Bunun farkındayız. Bu sürecin en kısa sürede bitmesini umut ediyoruz sadece. Bu sırada da Letonya’nın içini dahi gezmiyoruz. Yurtta kendimizi korumaya çalışıyoruz. Normal bir erasmus sürecinden çok daha farklı ve sıkıcı olduğunu fark etmişsinizdir. Durumların son zamanlarda daha da kötüye gitmesinden dolayı kendimize şu ara “Son Erasmuslular” demeye başladık. Bundan korkuyoruz açıkçası. Çünkü Dünya’nın tüm düzeni değişti. Artık yeni kurallar, yeni kısıtlamalar var.

Durum düzelene kadar sabırla beklemekten başka çaremiz yok! Hepinize sağlıklı günler diliyorum. Kendinizi koruyun. Ve böylelikle sevdiklerinizi de korumuş olacaksınız.

Güzel günlere dönmek dileğiyle.

Stay Strong, Get healthy!

Riga